• Dolar Alış 6.0857TL
  • Dolar Satış 6.0614TL
  • Euro Alış 6.8088TL
  • Euro Satış 6.7816TL

Mezarın üzerine neden su dökülür işte yanıtı

, 0 Yorum

Kabre su dökmek, Peygamberimizin(sav) ve Sahabesinin uygulamasıdır. Bütün işlemler bittikten sonra mezarın üstüne su dökülmesi sünnettir. Hz. Peygamber (asm) Efendimiz Sa‘d b. Muaz’ın cesedi defnedildikten sonra, mezarın üstüne su serpmişti. (107 İbn Mâce, Cenâiz, 38)

el-İstîâb isimli yapıtta, mezarına su serpilen ilk kişinin Hz. Peygamber’in erkek çocuğu İbrahim olduğu şeklinde yer alan nakle (İbn Abdilberr, 1/46) bakılacak olursa su serpme ananesinin, Medine döneminin sonlarına doğru gerçekleştiği akla gelmektedir.

Bunun bir takım hikmetleri olabilir:

Mezar üzerindeki yeşilliklerin orada yatan kimseye yararı olduğu ve onların imanlarının onun defterine yazıldığı söylenti ediliyor. (Buharî Cenaiz, 82; Müslim, İmân, 34; Ebu Davud, Taharet, 26)

Bu yüzden su dökülerek otların ve tohumların alelacele yeşillenmesi istemek ve yeşilliklerin ömrünün uzun olmasını sağlamak olabilir.

Toprakla örtülen mezarın sulanarak iyice oturması ve toprağın rüzgârla gitmesinin engellenmesi de sağlanmış olur. Ayrı olarak toprak yerleşerek mezarın çökmesi ve vahşi hayvanların cenazeye zarar vermesi de engellenmiş olur.

Mezar üzerine toprak yatışsın ve birbirine yapışsın emeliyle ya da üzerine ekilen çiçek ve yeşillikleri sulamak emeliyle su dökmenin mahzuru yoktur.Mezara su dökmenin bundan başkaca da bir sebebi yoktur.

BAŞKA BİR FETVA

Cenaze defnedildikten sonra mezarın üzerine su dökmek vardır. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin bazı mezarlara cenaze konduktan sonra üzerine su döktüğü sabittir. Yalnız bu, genelde kumluk olan arazide toprağın kabrin üzerinden dağılmasını engellemek içindir. Dökülen suyun ölüyle bir ilgisi yoktur başka bir deyişle ölüye yararı olsun diye değildir.

Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-‘den sâbit olduğuna göre, o iki mezara uğramış ve şöyle emretmiştir:

‘Kuşkusuz ki o ikisi azap çekiyorlar. Çektikleri azap da büyük bir şey değildir (kolay olan, ancak ondan savunmaları nefislerine zor gelen bir şey idi.) Oysa o şey, büyük günah idi.’ Sonra şöyle emretti:’Evet! Onlardan birisi, (insanlar arasında) laf getirip-götürürdü. Ötekisi ise idrar sıçrantısına karşı savunmazdı. Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem- sonra yaş bir dal isteyerek onu ikiye ayırdı. Bir parçasını birinin üzerine dikti, diğerini de öbürünün üzerine dikti ve: ‘Bu iki dal, yaş kaldıkça o ikisinden azabın hafifletimesini ümit ederim’ emretti.” [Buhârî, hadis no: 1387, Müslim, hadis no: 292]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN
error: Content is protected !!